Anasayfa  |   İletişim  | AR - EN
Mimarlık ve Tasarım Fakültesi
Bize Ulaşın
Mesajınız
Bize Ulaşın
FSMVÜ | Mekan Deneyleri 'Temaşa' Sergisi
Haber - Etkinlik Arşivi
Mekan Deneyleri 'Temaşa' Sergisi

Fakültemiz araştırma görevlileri Büşra Dilaveroğlu, Burcu Nimet Dumlu ve Muhammet Emin Şişman'ın kuratörlüğünde Haliç Yerleşkesi C Blok Merdivenlerinde kurulan Mekan Deneyleri 'Temaşa' sergisi 22.02.2016 itibariyle izlenceye açıldı.

TEMAŞA

Güzergah’ kavrayışı mimarlıkta tesadüfen kullanılmaz. Çoğunlukla ‘promenat’ olarak mimari literatürde kendisini gösteren bu kavram, “gözün bir nesnenin nasıl göründüğüne bağlı olarak değişen algılayışının takip ettiği yol” demektir. Geleneksel kültürde bu ‘promenat’ kavrayışının bir karşılığı ‘temaşa’dır. Temaşa kavrayışında varlık, birlik ve çokluk arasında bağ kurar. Özne burada bağ kurduğu ‘nesne’ ile hemhal olur. Mimarlıkta bu hemhal olma hali deneyimle mümkündür. Uzaktan bakmanın verdiği güven duygusunun aksine dokunmak, koklamak, duymak, tatmak ile özne; yabancı bir varlığı kendi bedeninde duyumsama riskini kabul eder. Bu karşılaşmayla özne ile nesne arasındaki mesafe kırılır ve nesne deneyimden kopmuş, soyut bir form olmaktan yaşama katılan, öznenin bir parçası haline gelen bir ‘şey’e dönüşür.

Mimarlıkta nesne ve özne arasındaki mesafe göz merkezli paradigmanın etkisiyle deneyimi ikinci plana atarak, doğrudan eyleme odaklanır. Doğrudan eylem bu bakış açısıyla görmek olarak algılanır. Deneyimlemek  görme merkezli paradigmanın tersine mekan deneyimini ‘doğrudan eylem’ den ‘dolaylı eylem’e taşır. Dolaylı eylem fikrinde, özne bakan gözün totaliter yapısının tersine diğer duyular ile etkileşim içindedir. Bu olasılıklar mekan için muhayyel bir paylaşım doğurur. Görme merkezli anlayışın dışladığı bir paylaşımdır bu. Beş duyunun tümünün deneyimlerini aktaran, deneyimin kendisi ve duyumun birliğidir. Çok boyutlu, çok duyumlu deneyimlerimizi bir duyguya indirgemek, sonsuz zenginliği bozmak, mimarinin olanaklarını kısıtlamaktır.

Eylem fikri bu nedenle mimarlıkta tasarımın merkezindedir. Bir yapının içsel dinamiklerini anlamadan, onu bir fotoğrafın hareketsiz nesnesi saymak, mekan ile eylem ilişkisini dışlamaktır. Bu sebeple mekan gündelik hayatta deneyimin katıksız bir parçasıdır.

Bu araştırma bu nedenle mekan ve deneyim arasındaki ilişkiyi sorgular.  Almanya’daki çeşitli yapıları (Zumthor’un Bruder Şapel’i ve Kolumba Müzesi, Libeskind’ın Yahudi Müzesi, Eisenmann’ın Yahudi Anıtı ) tartışarak, mimarlıkta atmosfer, boşluk, tarihsellik, topografya gibi kavramlarla tanınmış mimarların yapılarını kendi bağlamlarında değerlendirmeyi hedef alır. Geçitlerden ve aralıklardan ilham alarak kayıt altına alınmış mekanların sembolleri bu boşluğa ve geçitlere göre şekillenir. Daire bu nedenle boşluğu, kare de geçidi temsil eder. Çoğu zaman bu anlatımı kuvvetlendirmek adına siyah beyaz çekilmiş fotoğraflar, bir deneyime dahil olan kullanıcının var olduğu görsellerde, ‘an’ın deneyimine dönüşür ve renklenirler.

 



  • http://mtf.fsm.edu.tr/resimler/upload/_poster02_2016-02-26-01-01-01pm.jpg

Kurumsal
E-Posta
İnsan
Kaynakları
SKS
FSM
Otomasyon
International Relations
FSM SEM
ALUTEAM
KURAM
FSM
TÜMER
Kariyer
Merkezi
. . .